Hikâye Kutusu

Günlük yürüyüş alışkanlığı üzerine yeni araştırma: düzenlilik, hızdan önemli

Ege Kıyı Üniversitesi'nin 2.400 kişiyi iki yıl izleyen araştırması, haftanın çoğu günü yürüyüş yapanların, yalnızca hafta sonu uzun yürüyüşe çıkanlara göre bu alışkanlığı daha uzun süre sürdürdüğünü gösterdi.

Orman içinde bir yürüyüş parkuru (temsilî fotoğraf) · National Trails Office (US National Park Service) / Wikimedia Commons (Public domain)

Yürüyüş, yaş ve kondisyon fark etmeksizin pek çok kişinin günlük yaşamına kolayca ekleyebileceği bir fiziksel aktivite olarak öne çıkıyor. Ege Kıyı Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi'nin yürüttüğü yeni bir araştırma ise bu alışkanlığın nasıl kalıcı hâle getirilebileceğine odaklandı. İki yıl süren araştırmaya 25-70 yaş arası 2.400 gönüllü katıldı.

Katılımcıların yürüyüş alışkanlıkları adımsayar verileri ve düzenli anketlerle izlendi. Sonuçlar, haftanın en az beş günü kısa da olsa yürüyüş yapanların bu alışkanlığı iki yılın sonunda büyük ölçüde sürdürdüğünü gösterdi. Yalnızca hafta sonları uzun yürüyüşlere çıkan grupta ise alışkanlığı bırakma oranının belirgin şekilde daha yüksek olduğu görüldü.

Küçük ama düzenli adımlar

Araştırmanın yürütücüsü Prof. Dr. Ozan Tepecikli, bulguların “az ama sık” yaklaşımının alışkanlık oluşturmada etkili olabileceğine işaret ettiğini söylüyor. Tepecikli, yürüyüşün günlük rutinin doğal bir parçası hâline geldiğinde sürdürülmesinin kolaylaştığını, bunun için iş yerine bir durak önce inmek ya da öğle arasında kısa bir tur atmak gibi basit adımların yeterli olabileceğini belirtiyor.

İnsanlar çoğu zaman mükemmel bir program bekliyor. Oysa verilerimiz, her gün yapılan on beş dakikalık bir yürüyüşün, ayda bir yapılan uzun bir yürüyüşten çok daha kolay sürdürüldüğünü gösteriyor.

Araştırmada yürüyüş alışkanlığını destekleyen faktörler de incelendi. Bir arkadaş ya da aile üyesiyle birlikte yürüyenlerin, parklara ve yeşil alanlara yakın oturanların ve yürüyüş saatini sabit tutanların alışkanlığı daha uzun süre sürdürdüğü görüldü. Doğa yürüyüşlerine katılan grupta ise katılımcıların yürüyüşten aldıkları keyfi daha yüksek puanladığı belirlendi.

  • Kısa da olsa her gün aynı saatte yürümeye çalışın

  • Rahat ayakkabı ve hava koşullarına uygun kıyafet tercih edin

  • Mümkünse bir arkadaşınızla ya da grupla yürüyün

  • Yürüyüş öncesinde ve sonrasında su içmeyi unutmayın

Uzmanlar, sonbahar aylarının serin ve ılıman havasıyla yürüyüşe başlamak için uygun bir dönem olduğunu hatırlatıyor. Günlerin kısalmasıyla birlikte akşam yürüyüşlerinde aydınlatılmış güzergâhların tercih edilmesi ve yansıtıcı kıyafet kullanılması öneriliyor. Orman ve doğa parkurlarında ise işaretli yolların dışına çıkmamak güvenlik açısından önem taşıyor.

Araştırmacılar, yeni bir fiziksel aktivite programına başlamadan önce özellikle kronik bir rahatsızlığı olan, uzun süredir hareketsiz olan ya da ileri yaştaki kişilerin hekimine danışmasının önemine dikkat çekiyor. Yürüyüşün süresi ve temposunun kişinin kendi durumuna göre belirlenmesi ve zamanla kademeli olarak artırılması gerektiği vurgulanıyor.

Araştırma ekibi, çalışmanın sonraki aşamasında yürüyüş alışkanlığının iş yeri programlarıyla nasıl desteklenebileceğini incelemeyi planlıyor. Bu kapsamda bazı kurumlarla ortak çalışma yapılarak, çalışanlara yönelik yürüyüş grupları oluşturulması hedefleniyor.

Ekip ayrıca kent planlamasının yürüyüş alışkanlığı üzerindeki etkisini de araştırmak istiyor. Kaldırım genişliği, ağaçlandırma ve güvenli yaya geçitleri gibi unsurların insanların yürüme isteğini nasıl etkilediği, yerel yönetimlerle paylaşılacak bir raporla ortaya konacak.

Haberin tam sürümünü açın